atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Sıffin Savaşı

 

Remzi Kaptan

 remzi.kaptan@yahoo.com

657 yılında Hz. Ali'nin ordusuyla Muaviye'nin ordusu arasında Sıffin (Suriye) adlı bölgede meydana gelen savaşın adıdır.

Sıffin savaşı, Aleviler için bir çok yönüyle incelenmeye değer önemli bir tarihsel olaydır. Muaviye lanetlisine hazret diyerek hayranlıklarını beyan edenlerin durdukları yerin tespit edilmesi bakımından da önemli bir referans noktasıdır Sıffin savaşı.

Bazı kaynaklara göre aylarca sürmüş olan ve binlerle ifade edilen insanın yaşamına mal olan bu savaşta Hz. Ali, savaşın olmaması için çok caba harcamıştır. Ancak ne yazık ki Muaviye lanetlisi savaş dışında bir seçenek bırakmamıştır. Savaş seçeneği dışında başka bir seçenek kalmayınca Hz. Ali zorunlu olarak savaşa girmiştir. Aslında Hz. Ali'nin yaptığı savaşların hepsi bu temeldedir. Meşru müdafaa diyebileceğimiz hakkını ve hukukunu korumak için, yaşamını ve değerlerini sahiplenmek için zorunlu olarak savaşmıştır Hz. Ali. Hz. Ali'nin savaşları ganimet ve yayılmacılık temelinde değildir. Varlığını koruma ve değerlerini sahiplenmek maksadıyla verilmiş olan mücadeledir. Hz. Ali'nin bir bütün olarak şahsiyetine baktığımızda sorunları çözmek için savaş en son ve artık kaçınılmaz bir raddeye gelindiğinde yapılan bir eylemdir. Ve her zaman meşru müdafaa temelindedir. Sıffin savaşı da bu temelde yapılmış olan bir savaştır. Hz. Ali savaşın olmaması için çok çaba harcamıştır. Bütün diplomasi yollarını kullanmıştır. Muaviye lanetlisi buna yanaşmayınca zorunlu olarak savaş düzenine girilmiştir. Savaş meydanında dahi Hz. Ali defaaten Muaviye'ye çağrılarda bulunmuş, sorunun çözümü için yalnızca kendisinin ve Muaviye'nin savaşmasını önermiş ve böylece kimsenin heder olmayacağını dile getirmiştir. Ancak Muaviye hiç bir çağrıya cevap verecek yürek ve cesarette değildi. O ancak çakal ve tilkilere has bir sinsilik ve kurnazlıkla savaşabilirdi. O lanetlinin kitabında mertlik ve yiğitlik yoktur. Ceddi gibi hainlik, düzenbazlık, sömürü, üçkağıtçılık, hilebazlık vardı.

Sonuç itibariyle savaş Hz. Ali'den yana dönünce Muaviye ve yardımcıları hile yoluna başvurdular. Mızraklarının ucuna Kurandan ayetler takarak Hz. Ali'nin ordusundan şüphe ve tereddüt uyandırdılar. Bunun sonucunda Hz. Ali taraftarı bazı kimseler Kuran ayetlerine karşı savaşmayacaklarını olayın Hakemler eşliğinde çözülmesi gerektiğini Hz. Ali'ye dayattılar ( Hz. Ali meşhur ben Kuranı Natıkım/konuşan Kuranım sözünü bu esnada dile getirmiştir). Hz. Ali bunun bir hile olduğunu, işin sonuna varıldığını ve fitnenin yok olmasına çok az kaldığını söylediyse de ne yazık ki Hz. Ali yanlısı olduğunu iddia eden bazı gruplar bunu dinlemediler. Sonuçta hilelerle hakemler olayı Muaviye'nin lehine çevirmeye çalıştılar. İşin ilginci Hz. Ali'yi hakem olayına razı etmek için savaş meydanında geri çekilen ve ısrarla hakemlerin devreye girmesini savunanlar, sonradan Hz. Ali'nin önceden söyleyip de dinletemediği Muaviye'nin hileleri ortaya çıkınca bu defada Hz. Ali'ye hakem olayını kabul ettiği için düşmanlık gösterdiler.

Bu ne yaptığını bilmez grup Hariciler olarak tarih sahnesine böylece çıkmış oldular ve daha sonra Nehrevan Savaşında Hz. Ali'ye karşı savaştılar.

Sıffin savaşını özetlersek şu sonuçlara ulaşmış olacağız:

Savaşın olmaması için Hz. Ali bütün yolları denemiştir. Sömürü ve talan düzenini sürdürmek isteyen, eski putperest geleneklerini İslam diye yaşatmak ve yaymak isteyen, putperestken İslama ve onun peygamberi olan Hz. Muhammed'e düşmanlık sonucu ölen ceddinin intikamını almak isteyen Muaviye savaşta ısrarcı olmuş ve bunun sonucunda savaş kaçınılmaz olmuştur.

Savaş meydanında dahi Hz. Ali çağrılarına devam etmiş, savaşın yalnızca kendisi ve Muaviye arasında olmasını istemiştir. Muaviye bunu da kabul etmemiştir.

Savaş Hz. Ali lehine zaferle sonuçlanmak üzereyken Muaviye askerlerine Kuranda ayetlerin yazılı olduğu bezlerin/derilerin mızrak uçlarına takılmasını emretmiştir. Bunun sonucunda daha sonraları Hz. Ali'ye ihanetlerini derinleştirip ona karşı savaşan Hariciler geri çekilmişler ve Hz. Ali'ye baskı yaparak onun Muaviye ile anlaşmasını dayatmışlardır. Hz. Ali bu ağır ihanet karşısında çaresizce Hakemlik olayını onaylamıştır.

Hakem olayının nasıl Muaviye lehine sonuçlanacağını bilen Hz. Ali bunun olmaması için diretmişse de ne yazık ki Haricilere söz dinletememiştir.

Hakem olayının Muaviye'nin hileleri sonucu lehinde sonuçlanması üzerine bu defa hakemlik için dayatmada bulunan ve savaş meydanını terk eden Hariciler “neden hakemlik olayını kabul ettin” diye Hz. Ali'ye cephe alıp savaştılar.

Evet, kısaca Sıffin savaşını böyle özetleyebiliriz. Her tarihsel olayda olduğu gibi tarihimizin bu önemli olayında da yolu sürme iddiasında olanlar gereken sonuçlara ulaşacaklardır.

 

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!