atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Önceliğimiz Alevilerdir ve Alevilere Hizmet Edersek İnsanlığa Bir Faydamız Olabilir

Alevilerin düşünsel bir sarsılma ve değişim yaşamaları gerekiyor.

Böylesi bir değişim ve gelişim ile ancak Aleviler insanlık içerisinde hak ettikleri saygın konuma ulaşabilirler.

Öncelikle Alevilerin, temel dertlerinin Alevilik ve Aleviler olduğunun bilincinde, ayırdın da, farkında olmaları gerekiyor.

Biz Aleviler cümle insanlığı kurtaracağımıza, dışımızdaki insanları refaha ve özgürlüğe kavuşturacağımıza, öncelikle kendi dertlerimize derman olalım, kendi Alevi sorunlarımızı çözelim.

Kendimize hayrımız, faydamız olsun, sonra dünyayı ve insanlığı kurtarırız.

Oysa bizler daha kendimizi kurtaramamışız, bizler daha Aleviler olarak her an bıçak altına alınacak kurbanlık koyunken, çıkmış dünyayı ve insanlığı kurtaracağımızı iddia ediyoruz.

Böylesi gerçek dışı, hayatta hiç bir karşılığı olmayan işlerle meşgul olduğumuzdan, yolumuzu yitiriyor var olan bir kaç değerimizde kayboluyor.

Şunun iyice bilincinde olmamız gerekiyor: Aleviler olarak dışımızdaki toplulukları misal Sünnileri demokratik ve özgürlükçü bir toplum haline getiremeyiz.

Sünnileri ancak onların içinden çıkanlar değiştirip geliştirebilir.

Bizler tüm ulusu, ülkeyi ve devleti değiştiremeyiz.

Bu değişimin olması, ancak çoğunluk olanların kendi içindeki dinamikleri ile mümkündür.

Bu genel bir kuraldır zaten.

Bir toplumun gelişimi ve değişimi onun kendi öz, iç dinamikleri ile mümkündür.

Dışarıdaki müdahaleler kısa vadede başarı gibi görünse de uzun vadede yenilgi ve hüsrandır.

Afganistan örneği bu noktada en somut örnektir.

Sovyetler tüm imkan ve çabalara karşın Afganistan'ı sosyalist bir devlet ve toplum haline getirebildiler mi?

Amerikalılar bunca askeri ve ekonomik güce rağmen Afganistan'da milim değişim gerçekleştirebildiler mi?

Cevaplar açık olduğuna göre, biz Aleviler nasıl Sünnileri, Türkleri, Kürtleri değiştirip dönüştüreceğiz ki?

Böylesi bir iddia kendini kandırmak değil midir?

Biz Aleviler ısrarla Sünnileri, Türkleri, Kürtleri, Arapları geliştirmek ve değiştirmek istiyoruz.

Oysa böylesi bir değişim gerekli dahi olsa, sırf bizler bunu istediğimiz için bu mevcut unsurlar geri dururlar.

Kaldı ki kimsenin değişmek, gelişmek gibi bir derdi, niyeti ve çabası yok.

Bunlar oldukça hayatlarından memnunlar.

Kimse devrim, demokrasi, özgürlük, eşitlik diye bir dava gütmüyor.

Madem bunlar halinden memnun, madem bunlar aç kalıyor ama dininden, dilinden, bayrağından, ezanından vazgeçmiyor, bunlar olduğu için açlığı, adaletsizlik ve eşitsizliği sorun etmiyor; o halde bize ne oluyor ki biz bunları geliştirip özgürlükçü hale getirmek istiyoruz.

Şunu kavrayalım: kimse eşitlik ve demokrasi istemiyor.

Kimse adalet ve özgürlükten yana değil.

Herkes kendi ulusu, dini ve çıkarı için çalışıyor, uğraşıyor, çaba gösteriyor.

Herkes için demokrasi, herkes için adalet, herkes için eşitlik, herkes için ekmek; bunlar söylemde güzel ama gerçekte ise kimsenin istemediği şeylerdir.

Gerçekte herkes sadece kendisi için, kendi çıkar grubu ve aidiyeti için hak ve adalet istiyor.

Onun dışındaki herkesi baskı altına alıyor, eziyor ve sömürüyor.

Bunu kavradığımızda yaptığımız çalışmalar boyut değiştirecektir.

İnsanlar etnik ve inanç temelli yaklaşıyor ve o aidiyet ile bir birine bağlanıyorlar.

Sömürü, haksızlık ve çatışmalar bu manada taraftarlık buluyor.

İnsanlık, insani değerler, demokrasi ve herkes için adalet kimsenin umurunda değil.

Bazılarımız bunu kabul etmese de gerçek budur.

Adam diyor ki; “sömürülüyorsam sömürülüyorum, bundan Alevi'ye ne?”

“Sömürüyorsa beni kendi insanım sömürüyor, bundan size ne?”

“Ezilmiyorum, ama eziliyorsam da beni aynı ırkımdan olan, aynı dili konuştuğum, aynı ibadethanede ibadet ettiğim kişi eziyor, sana ne kardeşim bundan?”

“Sana mı kaldı benim sorunum?”

Gerçeklik budur.

Bizlere düşende bu gerçekliğe uygun şekilde düşünmek ve hareket etmektir.

Bizler Aleviyiz ve öncelikli derdimiz Aleviler ve Aleviliktir.

Aleviliği geleneksel haliyle anlayıp, öğrenip yaşama geçirmeliyiz.

Çocuklarımıza bu temelde öğretmeli ve yaşamalıyız.

Dışımızdan bize dayatılan ve örgütsüzlüğümüzden yararlanıp bizdeki bazılarını etkileyen yeni Alevilik tanımlamalarını reddedeceğiz.

Bileceğiz ki kendisine hayrı olmayanın başka insanlara hayrı olmaz.

Toplumumuzu esas alacağız ve toplumumuzun şahsında eğer bir hizmette bulunacaksak insanlığa hizmet edeceğiz.

Ama önceliklerimiz toplumumuz olacaktır.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!