atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Özgürlüğün Tadı

Özgürlüğün tadı hiç bir dünyevilikle kıyaslanamaz.

En leziz yemekler, en tatlı içecekler, en değerli pırlantalar, en mükemmel mimariye sahip yapılar, en lüks takılar ve daha nice dünyevi en'ler özgürlüğün yerini tutamaz, özgürlüğün verdiği haz ile kıyaslanamaz, özgürlüğün yaşattığı duygu ve düşünce tatminkarlığı ile boy ölçüşemez.

Hakkın bile özgür bir şekilde yarattığı, Hakk mesajı ileten tüm peygamberlerin ısrarla üzerinde durduğu, velilerin ana ders olarak işlediği özgürlüğü, hala bir çok insan çok ucuz ve değersiz şeyler ile değiştiriyor.

Basitlik ve değersizlikte toz zerresi bir önemi olmayan bir takım dünyevi çıkar ve maddiyat için insanlar özgürlüklerinden vazgeçiyor, taviz veriyor ve bir çok defa gönüllü veya yarı gönüllü şekilde feragat ediyorlar.

Özgür olmayan haliyle köledir.

Kölelik, zincirlere bağlı yaşamak ve zora dayalı bir kölelilik değildir günümüzde.

Bir çok boyutta ve durumda gönüllü köleliktir.

Belki şimdi burada sorulacaktır; madem kölelik gönüllü, madem alan razı ve satan razı o halde nedir bu isyan ve karşı koyuş?

Burada anlatılmak istenen daha çok karşılığında özgürlüğünü sattığımız ve bizleri köle yapan şeylerin içinin boşluğu, değersizliğidir.

Diğer yandan bu köle ruhların çemberinde kalmış olan ama duygu ve düşünce olarak özgürlük arayışında/anlayışında olanlara bir düşünsel destek sunmaktır amaç.

Her nedenden dolayı olursa olsun köleleşmiş, özgürlükten mahrum ve uzak kalmış ve kölelik dışında bir yaşamın nasıl olduğunu bilmeyen, edilgen kişiliklerin egemen olduğu bir atmosferde dünyaya gelmiş olmak, kölelik anlayışı ile yaşama yaklaşmak demektir.

Ama insanın içindeki özgürlük mayası tüm bu olumsuzluklara baş kaldıracak boyuttadır.

O halde şartlarımız ne kadar zor olursa olsun özgürlük arayışındaysak, bazı şeyleri aşar ve özgürlüğün tadına varırız.

Hatta özgürlük için mücadele etmek dahi o tadın alınmasına çoğu kez yetiyor.

Özgürlük, uğruna mücadele edilmesi gereken bir erdemdir.

Özgürlük için mücadele başladığı anda, köleliğin görünmeyen zincirleri kırılmış olur.

O zincirlerin kırılması demek sonsuz bir rahatlama, nefes bolluğu, güneşin doğması ve yüreği ısıtması, sonsuz kilometrelerce yorulmaksızın koşma hissidir.

Öyle bir rahatlık ve ferahlık ki, tarifi imkansız.

Daha korkular yoktur, daha baskı ve zulmün cenderesi yoktur, daha edilgenlik ve verili olanı kabul etmek yoktur, daha kırıntılarla yetinmek yoktur.

Ferahlık, aydınlık, umut, sevgi ve aşk vardır.

Özgürlük bunların ve cümle güzelliklerin toplamına açılan kapıdır.

Özgür olmayanın aşkı asil ve soylu olabilir mi?

Özgür olmayanın yediği ekmek gönül rahatlığı ile boğazından geçer mi?

Hep bir korku, sindirilmişlik, dışlanmışlık ve ezilmişlik hali vardır.

O halde tadı hiç bir dünyevilikle kıyaslanmayacak olan özgürlüğe sahip olalım.

Biz yoran, ezen, sömüren, geri bırakan, aşağılayan ne ve kim varsa yer ile yeksan edelim.

Ruhlarımızı özgürleştirelim.

Özgürleşen ruh, duygunun ve düşüncenin en öz haliyle ortaya çıkıp yaşanması demektir.

Özgür düşüncenin ve duygunun yaşanması davranışlara güzellik olarak yansır.

Yaşamak, işte o zaman gerçek manada bir yaşamak olur.

Verimli, anlamlı, dolu dolu.

Özgürlük işte, ötesi yok ki.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!