atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Cem İbadettir

Alevilik Hakk inancıdır, hakikatin yoludur.

Bu gerçeklik Alevi olanlar için hayatın tüm alanlarında an be an yaşanılır.

Fakat Alevilik inancının yaşandığı en zirve nokta toplumsal ibadet olan cemdir.

Cem ibadetini yaşamak, tam anlamıyla cem olmak, birlik halini yakalamak, Hakkın divanında durmuşcasına bir ruh hali içerisinde olabilmek, razı olmak ve razı edilmiş olmak için; yani kısacası bir bütün halinde cemi tüm iliklerimizde yaşamak için onun kurallarına uymak gerekiyor.

Günümüzde bu cemdeki aşk halini, birlik halini, yek can olma halini bir çok kimse yaşayamıyor.

Yaşayamıyor çünkü ceme ön yargılarla katılıyor.

Cemin gerçek mana ve anlamından uzak bir şekilde katılıyor.

Bir çok yönüyle cemde yapılan hizmetleri, edilen duaların, söylenen deyiş ve duazların anlamını bilmeden, derinliğini kavramadan katılıyoruz.

Adeta tiyatro izler gibi, her hangi bir gösteri izler gibi ceme katılıyoruz.

Bu katılımda ise o aşkınlığı yaşamak, hemhal olmak, miraca ulaşmak, birliği yakalamak mümkün olmuyor, olamazda.

Cem ibadetini hiç bir nokta eksik olmadan tüm hücrelerde yaşamak için ibadete katılmak, ibadet etmek gerekiyor.

Kafamızda şekillenmiş ibadet anlayışının, bize öğretilmiş ve dayatılmış egemen ibadet anlayışının kalıplarının dışına çıkarak, cemi en özgün haliyle anlayarak, hissederek ve en mühimi ceme seyirci olmak değil, katılıp ibadete ederek cemi yaşamalıyız.

Böyle olursa cemin anlamını kavrarız.

Kavramak ile beraber o aşkınlığı yaşarız.

Ve yaşadığımız bu aşkı hali bizlerde, kişiliğimizde, iç dünyamızda öyle bir etki eder ki, adeta aradığımızı bulmamıza, yaşamın şifresine bir adım daha yaklaşmış olmamıza vesile olur.

Ceme gelirken bu bilinçle, bilgiyle ve en önemlisi de ön yargısız bir şekilde, seyirci olmak maksadıyla değil, ibadet etmek maksadıyla gelmek gerekiyor.

Ceme katılırken ibadet etmek gerekiyor.

Yani öyle bir köşede sandalyede oturarak, arada cep telefonuna bakarak, gülerek, hizmet edenlerin açıklarını aramaya çalışarak olmaz.

Yine başka ibadetlerde olanları cemde aramaya çalışmak, onlarla illa bir benzerlik veya ayrılık noktaları aramamak gerekiyor.

En basitinde gönlü açık etmek, zihni ön yargıdan arındırmış olarak katılmayı esas almalıyız.

Cem meydanın nasip meydanı olduğunun, darın Hakkın divanındaki dar olduğunun bilincinde olmak gerekiyor.

Toplumsal huzurun buradan başladığını, müşküllerin burada çözüldüğünün farkında olmak gerekiyor.

Teslim-i Rıza olmak gerekiyor.

Cem erenlerinin o nur cemallerine yansıyanın uyandırılan delilin ışığı değil, Hakkın nurunun yansıması olduğunu görmek gerekiyor.

Böyle olursa cem, işte gerçek cem olur, Kırkların Cemi olur ve cem erenleri de kırkların yolundan gidenler, onların halleri ile hallenenler, dilleri ile dillenenlerden olurlar.

Ön yargısız, kalp ve düşünce berraklığı ile gelinirse cem meydanına, başkalarının dayatmalarından kurtulunulursa ve karınca kararınca ibadete iştirak edilirse, cem olunur.

Yoksa katılanlar için teatral bir gösteride olmadığı için cem, zaman kaybı olur.

Bu tür zamanları değerli olanlar ise zamanlarını önemli işlerle harcasınlar, daha uygun olur, hem ceme gerçekten ibadet etmek için katılanlar için hemde kendileri için.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!