atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Hakk Yardımcımız Hızır Yoldaşımızdır

Son peygamber olan Hz. Muhammed'e kadar bir çok peygamber (bazı anlatımlara göre 124 bin) yer yüzüne gelmiştir.

Peygamberlerin varlık nedeni; insanlara Hakkı ve hakikatleri bildirmek ve hatırlatmaktır.

Peygamberler elçidirler.

Doğruluğun, güzelliğin, anlamlı ve doğru bir yaşamın, mertçe ve hakkaniyetle yaşanması gereken bir yaşamın nasıl olması gerektiğinin elçileridirler.

Olgunlaşmamış, varoluşa anlam vermekten uzak, Hakkı bilmede geri kalmış, kendi doğasına yabancılaşmış insanın gerçek özüne kavuşmasının elçileridirler.

Peki bunca peygambere rağmen ve peygamberlerin ardılları olan nice insan-ı kamillere rağmen insanlık Hakkı bilmede ve hakikatlerle barışık şekilde bir yaşamın sahibi olmuş mudur?

O özlenen insanlık tablosu yani kendisi ile, doğayla ve cümle varlıkla barışık, adaletsizliği ve kötülüğü yapmakta geri duran, ayrımcılık ve nefreti yer ile bir etmiş bir insanlık tablosunun çok çok uzağındayız.

Peygamberlerin getirmiş olduğu ve insanlara öğretmiş oldukları; “Hakki bil, hakikatlere uygun yasa, yalan söyleme, haksızlık yapma, sömürüyü ret et, talan etme, düşmanlık besleme, ayrımcılık yapma ve iyiliklerde bulun, paylaşımcı ve dayanışmacı ol, sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma” gibi özet ilkelerin ne yazık ki çok çok gerisindeyiz.

O halde peygamberler boşuna mı elçilik yaptılar?

Ya onların ardılları olan bunca insan-ı kamillerin çabası, gayreti ve çalışması boşu namıydı?

İnsan-ı kamillerin çalışması boşsunaysa, bizlerin yani onların izinde gitmeye çalışanlarında çabası ve gayreti boşuna mıdır?

Sonuçsuz bir mücadelenin içinde miyiz?

Peygamberlerin bile düzeltemediği insanlığı biz ne kadar ileriye ve iyiye yönlendirebiliriz ki?

Tüm bu toplumsal mücadeleyi, insanlık mücadelesini, insanın gerçek anlamda insan olması yani Hakkı bilmesi ve hakikatlerin bilincinde olma mücadelesini boşuna mı veriyoruz?

Elbette ki hayır.

Verilen bunca emek, çekilen bunca zahmet, ödenen bunca bedel asla ve kat'a boşuna değildir.

Doğrudur.

Peygamberlerin ve bunca insan-ı kamillerin bir hale koyamadığı insanlığı bizler kendi kısa ömrümüzde inandığımız değerlerle donatamayız.

Fakat bu sürgit mücadelede tarafımız ve yolumuz bellidir.

Esas olan budur; yani tarafımızın belli olması ve karınca misali katkımızın olmasıdır.

Diğer yandan bizler mücadeleyle, doğruyu inşaa etme ve kötülüğü yer yüzünde silme mücadelesi ile aynı zamanda kendimizi de inşaa ediyor, arındırıyor, doğru bir yaşamın sahibi olmanın gayreti isteği ve en nihayetinde o özlenen kişilik olmayı da seçmiş oluyoruz.

Evet, verilen hiç bir çaba boşuna değildir.

Belki en yakınımızdakileri dahi bu doğrulara çekemeyebiliriz.

Fakat Hakk inancına mensup ve hakikatlerin yolunda yürümenin onuru bile bize yeterlidir.

O sebepten moralimizi bozmaya, azmimizi kırmaya gerek yoktur.

İnsanlık oldukça var olacak soylu bir mücadelenin bir parçasıyız.

Elbette katkımızı en iyi şekilde yapabilmek adına kendimizi eleştirecek ve en iyi yöntemleri bulmaya çalışacağız.

Ama bu bizde pes etmişlik ve bıkkınlık olarak, yorulma ve geri durmak anlamına gelmemeli.

Gerçekçiyiz tabi ki.

Peygamberlerin ve bunca velilerin yaptıkları ve ulaştıkları/ulaşamadıkları orta yerde duruyor.

O halde bıkkınlık yok, pes etmek yok.

Daha bir aşkla ve tutkuyla yolumuzu sürmeye, ikrarımıza sahip çıkmaya, değerlerimize bağlı kalmaya devam edeceğiz.

Hiç bir kimse, evet hiç bir kimse bile gelmese, duyarlılık göstermese, değerlere ve doğrulara sırt çevirse dahi bizler yine ilk günkü aşkla yolumuzu sürmeye devam etmeliyiz.

Farkında olmalıyız ki soylu bir davanın savunucusu ve yürütücüsüyüz.

“Ali yolu insanlığın yoludur” buyurmuş erenlerimiz.

Bu insanlığın gerçek boyutuyla insan olma mücadelesinde bulunmanın onuru ve gururu ile yolu sürenlere: Hakk yardımcınız, Hızır yoldaşınız olsun canlar.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!