atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Kemalet Aşamasından Sonra Yaşam

Dört Kapı Kırk Makam öğretisinin (konuya başlamadan önce hemen belirteyim ki burada esas alınan Batınilik ve inançsal derinlikten ziyade, daha çok Zahiri bir bakış açısıdır) amacı; insanın ham ervahlıktan çıkıp kemalet sahibi kamil bir insan olmasıdır.

Dört Kapı ve her kapının onar makamı adım adım kişiyi kemalete, anlama, varoluşun sırrına götürüyor.

Dört Kapı Kırk Makam öğretisi öyle bir günde veya teorik bilgilerle elde edilecek, ulaşılacak, anlaşılıp yaşanacak bir öğreti değildir.

Adım adım içselleştirilerek, praktize edilerek, gerekli ibadet ve ritüeller yerine getirilerek ancak ulaşılabilen bir aşamadır.

Yine burada şunu belirtmekte fayda var: Dört Kapı Kırk Makam öğretisi öyle salt teoride kalan, pratiğe aktarılması imkansız olan, hayatın gerçekliğinden karşılığı olmayan bir öğreti değildir.

Aksine, insanı anlama ve varoluşun sırrına vakıf olmaya götüren, tüm insanlığa selameti ve barışı sunan ve bu anlamıyla tüm insanlığın dertlerine (savaş, açlık, yıkım, haksızlık, adaletsizlik, sömürü gibi) derman olan bir öğretidir.

Bundan da anlaşılacağı üzere bu öğreti uygulanabilir bir öğretidir.

Uygulanabilir, hayata aktarılabilinir olan bu öğretinin hedeflediği kişilik olmanın çabasını gösteren ve bunun sonucunda kemalete yaklaşan birisinin hayatında ne gibi değişiklik oluyor?

Bu noktada bazı felsefi akımlarda ortaya çıkan “Üst İnsan” tipolojisi ile Dört Kapı Kırk Makam öğretisi ile Alevilik inancının hedeflediği kamil insan tipolojisi karıştırılıyor.

Hemen belirtelim ki daha çok ırk esaslı olarak anlaşılan üst insan ile Alevilikte ki kamil insan kesinlikle bir ve aynı içerikte değildir.

Dolayısıyla kamil insan süpermen, olağanüstü güçlere sahip, an be an keramet gösteren bir insan değildir.

Kamil insan, her şeyden önce iç benliğini bulmuş, huzuru ve sükuneti sağlamış, hırs ve kibirden arınmış, anlam ve manayı kavramış, yaşamın oluş gayesine ulaşmış ve tüm bunların sonucunda bir boyutuyla tamamlanmış (veya tamamlanmaya yaklaşmış) kişidir.

Bu aşamaya ulaşmış kişinin Zahiri manada yaşamında bir değişiklik olmaz.

O yine yemeğini yer, elbisesini giyer, duşunu yapar, gündelik uğraşlarına devam eder.

Bütün bu gündelik işleri yaparken onun daha dünyevi kaygıları ve korkuları olmaz.

Özgürleşmiş, canını sonsuzluğun bir parçası olduğunun bilinciyle o sonsuzluğu var eden Hakka teslim etmiş ve onun rızasını esas alıp cümle oluşlara “eyvallah” der hale gelmiştir.

Arınmak, özgürleşmek, teslimiyet, eyvallah, kabullenme... işte tüm bu kavramlar ve bu kavramların içeriği kamil insanın kişiliği ile bütünlük sağlamıştır.

Kamil insan, bütün bunlardan sonra Zahiri olarak bizim gibidir fakat diğer yandan bizlerin yaşadığı sıkıntı, keder, korku, yetersizlik ve daha nice nice olumsuzluklar ile bizler gibi değildir.

O artık Hakkın birliğine ulaşmış ve bunun sonucunda aldığı her nefes ile o birliğin içinde olmanın şuuru, hazzı ve dışarıdan anlaşılmayacak ve ancak yaşayanların bildiği güzelliği yaşıyordur.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!