atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Alevice Tefekkür

Kelime manasıyla tefekkür, “derin düşünmek” anlamına geliyor.

Hayata, dünyaya, eşyalara, nesnelere, olaylara, olgulara dair düşünmek... ama en çokta insanın kendi kendisi hakkında, varoluş (tecelliyat) hakkında düşünmesi, kafa yorması, sebep ve sonuç arasında bağ kurması... tefekkür bütünlüklü olarak budur.

Tefekkür bir noktada ibadettir.

Bir çok tasavvufi akımda tefekkür olmakla beraber Alevilerde ve Alevilikte tefekkür o akımlardaki mananın ötesinde daha başka anlamada gelmektedir.

Bizler için tefekkür bir yönüyle Hakkı ve cümle tecelliyatı düşünüp idrak etmekse, bir diğer boyutuyla da bu düşünüş ve idrakin gereklerini yaşamımızda olumlu manada pratiğe çevirmektir de.

Biraz daha açımlarsak.

İnsan tefekkür ettikçe kainatın sonsuzluğunu ve kendisinin bu sonsuz kainatta toz zerresi büyüklüğünde dahi olmayan dünyadaki yaşantısına yüklediği anlamı sorgular.

Sonsuz kainat karşısında kendi konumunu iyi gördüğünde Şah-ı Merdan'ın: “sen kendini küçük bir varlık sanıyorsun, oysa cümle kainat sende gizlidir” sözünü daha iyi kavrar.

İnsan şu sonsuz kainatta, sayısız yıldızın ve galaksinin oluşturduğu ve yine bu galaksilerden çok daha büyük oranda enerjinin kapladığı kainatta küçük bir varlık.

Ve fakat bu küçük varlık aynı zamanda Şah-ı Merdan'ın veciz ifadesiyle tüm alemlerin kodunu da kendi içerisinde taşıyor.

Ne ilginç değil mi?

Bir yanda insanın aklının alamayacağı sonsuzlukta bir kainat ve diğer yanda tüm bu sonsuzluğun şifresini, kodunu kendisinde barındıran insan.

Peki hangi insan?

Veya başka bir ifadeyle kimdir, nedir insan?

Her insan sıfatında olan insan mıdır, yoksa sıfat ve surat ile beraber asıl insan manada insan olan mıdır?

Elbette her insan yaşamın, tüm kainatın, varoluşun kodlarını içerisinde taşıyor, fakat, ancak insan-ı kamil olanlar bu kodları ortaya çıkartıp şifreyi çözebiliyorlar.

Yani yalnızca surette değil, manada ve özde de insan olanlar yani insan-ı kamil olanlar bütün varoluşun değerini biliyor ve ona göre bir cevabın sahibi olarak yaşamlarını yaşıyorlar.

Surette insan manada ise nebati ve hayvani (bitkisel ve hayvanlara özgü özelliklerin dışına çıkamamış kimseler) olanlar ise anlam ve derinlikten uzak, tefekküre gerek duymaksızın yaşıyorlar.

Bu noktada tefekkür bitkisel ve hayvansal yaşamı aşmada ve hatta sıradan insan özelliklerini de aşmada ve insan-ı kamile ulaşmada bir araç ve yoldur.

İnsan-ı kamil olarak ulaşılan mertebede de tefekkür başka başka aşamalarıyla devam etmekte ve hatta kişi daimi tefekkür ve zikir ehli olmaktadır.

Tefekkür etmek düşünmek, kafa yormaktır.

Sadece kafa yormak değil, aynı zamanda duygu ve sezgi yoluyla idrak sahibi olmak, olmaya çabalamaktır.

Tefekkür etmek, tecelliyatı (varoluşu, yaratılışı) tefekkür etmek ile beraber her şeyden önce insanın öz benliğini tefekkür etmesidir.

İnsanın evreni ve dünyayı tefekkür etmesi ve hemen ardından kendisinin şu an ki konumunu tefekkür etmesi ve bunun sonucunda ulaşılması gereken menzilden ne kadar uzak olduğunun farkında olarak tefekkürünün sonucunu pratiğe aktarması...

Alevilikte ve Alevilerde tefekkür böyle anlaşılmalıdır.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!