atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

İnsan Neden Kendisine Zarar Veriyor

İnsanoğlu anlaşılması zor ve karmaşık bir varlıktır.

Bazı temel değer ve doğrular dahi yeri geliyor bir çok kimse tarafından ters yüz edilebiliniyor.

İnsanoğlu bir çok şeyi bildiği halde yinede yanlışlar yapabiliyor, uygun olmayan ve zarar veren davranışlarda bulunabiliyor.

Yani bile bile yanlış yapabiliyor ve başta kendi bedeni olmak üzere bir çok şeye zarar verebiliyor.

Neden, niye, niçin bunu yapıyor insanoğlu?

Neden bile bile bedenine zarar veriyor?

Mesela alkol, kumar ve uyuşturucu bağımlısı oluyor?

Kişiyi her haliyle bir yok oluşa sürekleyeceğini bildiği halde yinede neden bu tür bir yola giriliyor? Bu yanlış olan ve kişiyi yok eden yola girerken acaba kişiyi buna sevk eden duygu ve düşünce nedir?

Konuyla ilgili uzman birisiyle yaptığım sohbette bunun nedenlerinin öyle kaba şekilde bilinemeyeceğini her kişinin farklı farklı ele alınması gerektiğini söylemişti. Yine aynı uzman somut bir neden olmaksızın da insanların bağımlı hale gelebileceğini ve yine birden fazla nedenden dolayıda gelebileceğini söylemişti.

Kişinin bağımlı olmasının sebepleri çoktur. Bunlar arasında devlet, sistem, toplum, aile sayılabilinir. Ancak bütün bunlardan ziyade esas olarak kişinin bağımlı olması yine kişinin kendi eliyle gerçekleşmektedir. Sonuçta kimse zorla kimseyi bağımlı yapmıyor. Kimse bağımlı ol diye kafasına silah dayamıyor. Ve ortalama zekaya sahip her birey alkolün, kumarın, uyuşturucunun ve benzer şeylerin zararlı olduğunu, kötü olduğunu, insanı insanlıktan çıkardığını biliyor.

Olayın nedenleri bir yana bir kez daha Alevilik inanç bakış açısıyla olaya yaklaşıp bedene zarar vermenin inanç manasında ne anlama geldiğini açımlamak gerekiyor.

Alevilik inancına göre beden, canın (ruhun) evidir.

Can, bedenleşerek Batın aleminden (görünmezlikten) Zahiri alana (görünürlüğe) çıkmıştır, meydana gelmiştir.

Esas olan can olmakla beraber bedende canın varlık meydanına gelişimidir. Bu anlamıyla bir birinden ayrılmaz, bir birinin tamamlayıcısı niteliğindedir.

Canın evi olan, canın meydana gelmesine, görünür olmasına yol veren bedeni hor kullanmak inanç anlamında kabul edilemez bir durumdur. Bedenin böylesi bir bağımlılık sonucu işlevini yerine getirememesi ve olması gerekenden erken bir zamanda yok olması demek canın ham ervah kalması demektir.

Başta alkol ve uyuşturucu olmak üzere insan yaşamını anlamsız kılan, bedenini mahveden, insanı maddi ve manevi olarak adım adım yok oluşa götüren, ailesine, çevresine ve tüm varlığa zarar veren bağımlılıklar Alevilik inancına göre yaşamın gayesine, varoluşun sebebine aykırı şeylerdir. Bu anlamıyla bu tür bağımlılıkları hoş görmek, meşrulaştırmak mümkün değildir.

Burası bir fetva makamı değildir. Fakat inancımıza göre durum budur. Buna rağmen yinede kişi bilinçli bir şekilde başta kendi bedeni olmak üzere her şeye ve herkese zarar veren bu davranışı yapıyorsa, bu onun tercihidir ve sonuçlarına da kendisi katlanacaktır.

Bizlerin bu tür bağımlı kişilere yaklaşımı da bu çerçevede olmalıdır. Babamız, çocuğumuz, eşimiz, kardeşimiz, yakın arkadaşımız, akrabamız.... velhasıl kim olursa olsun bu tür bir tercihte bulunan kimselere yardım elimizi uzatacağız, uzatmalıyız. Bu tür bataklığa saplanmış olan, bağımlılıklarını yaşam biçimi haline getirmiş olanlara talep ettikleri takdirde her anlamda yardım etmek, yol göstermek, dayanışmada bulunmak insani görevimizdir.

Ancak tüm çaba ve yardımlarımıza rağmen, tüm samimiyet ve desteğimize rağmen bu tür kimseler eğer hala bağımlılıklarında ısrar ediyor ve bile bile bizleri yanıltmaya çalışıp iyi niyetimizi, samimiyetimizi, yardımlarımızı kendi bağımlılıkları için kullanıyorsa onlara karşıda tedbirli olacağız.

Nasıl olacak bu tedbirli olmak?

Tedbirli olmak, iyi niyetimizin ve yardımlarımızın kötüye kullanılmasına engel olmaktır. En yakınımız dahi bu durumdaysa onunla ilişkimizi en asgari düzeye indirmek gerekiyor.

Eğer ısrar ve inatla bağımlılık devam ediyorsa ilişkimizi tümden kesmek ve bu bayağı hal devam ettikçe de asla ilişkide bulunmamaktır.

Bağımlılıktan kurtulmak için sayısız kuruluşlar var. Bu kuruluşlar gerçek anlamıyla bağımlılıktan kurtulmak isteyenlere her tür desteği sunuyorlar.

Ancak burada esas olan kişinin kendi iradesi ile bu lanetli yaşamdan kurtulmasıdır. Kişi bunu talep ettikten sonra kesinlikle her tür bağımlılıktan kurtulur.

Bağımlı kişinin ailesi ve çevresi ne yazık ki bağımlı kadar ve hatta bazen bağımlıdan daha çok zarar görüyor. Bu durumda bağımlı kadar ailesine destek olmak gerekiyor.

Sonuç itibariyle bağımlılık lanetli bir yaşamdır. Bağımlılık konusunda insanı uyarmak, zararlarını anlatmak her duyarlı kimse için bir görevdir. Bütün önlem ve yönlendirmelere rağmen kişi yinede bu yaşamı seçiyor ve bu lanetli bağımlı yaşamda ısrar ediyorsa yapacak bir şey yok. Varsın lanetli yaşamında adım adım tükenip yok olsun.

 

Remzi Kaptan     remzi.kaptan@yahoo.com

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!