atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Alevi İnançlı Aydınlar

Aydın, bir toplumun adeta atar damarıdır, olmazsa olmazıdır.

Toplumun düşünsel, kültürel, sanatsal manada gelişmesine, değerlerini geliştirip yeni değerlerle varlığını daim kılmasına en önemli katkıyı yapanlardandır.

Diğer toplumlarla sağlıklı ve eşit ilişkiler kurulabilmesi, kültürel birikimin dünya insanlığıyla paylaşılması ve yine insanlığın ortak değerlerinin kendi toplumuyla buluşturmasını sağlayandır aydın.

Topluma yön veren önderlerin, kadroların düşünsel ve kültürel dünyasını şekillendirendir aydın.

Dünyada söz sahibi uluslara, inançlara, etnik kimliklere bakın hepsinde aydınların o toplumları nasıl geliştirip şekillendirdiklerini göreceksiniz. Yine dünyada  hayatın her alanında geri kalmış, boyunduruk altında olan toplumlara bakın. Baktığınızda o toplumların aydınlarının ya çağı ve dünyayı algılamada yetersiz kaldıklarını veya aydın birikimini küçük menfaatler karşılığında kendisi dışındaki dinamiklere sattığını göreceksiniz.

Bu tespitlerden yola çıkarsak; Alevi toplumunun hala temel haklardan yoksun olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız ve bu acı gerçeklikte aydınların önemli katkısı olduğu ortadadır.

Elbette toplumsal anlamda hala yasak, baskı ve her an katliam tehdidiyle karşı karşıyaysak bu sadece aydınların suçu değildir. Tümümüzün suçu ve sorumluluğudur. Aydınların toplumu yönetmek gibi bir görevleri olmasa da o toplumu yönetenleri şekillendirdiklerinden yola çıkarak aydınlarımızın görevlerini yapmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Hatta bir çok noktada aydınlarımız yetersizlikleri ve eksiklikleri ile, dünyaya ve yaşama dar, geri pencerelerden bakarak adeta toplumun öncü kesimlerine önemli kırılmalar yaşatmışlardır.

Özellikle son yirmi yıldır Alevi inanç kökenli aydınlar yaşadığımız bir çok düşünsel, kültürel, inançsal kırılmanın, sorunun, çelişkinin müsebbibidirler.

Daha yeni yeni boy vermeye başlayan örgütlenmemizin bir çok alanda geri kalmasına, hantal olmasına, işlevini yerine getirememesine, dağılmasına, kendi içinde gruplaşmasına ve nihayetinde amansız Alevi düşmanları karşında yeteri kadar varlık göstermemesine sebep olanların başında aydınlarda gelmektedir.

Son yirmi yıldır aslında amansız Alevi düşmanlarının çok şey yapmasına gerek kalmadı. Onlar zaten her dönem yapacaklarını yapıyorlar. Yapmamaları abes olur. Ancak onların bu amansızlıklarına kendi içimizde çanak tutan aydınların tavrı ve bu tavrın yer yer zemin bulması ile sonuçlanan kafa bulanıklığı, inanca dair şekler ve daha yığınla çelişki sonucunda bizler hala yasaklı ve baskı altındayız.

Gelişip, büyüyüp bir çok alanda kazanımlar elde etmesi gereken örgütlenmemiz olması gerekenin kat be kat gerisinde bir konumdadır. Örgütlenmemiz zerre kadar toplumsal yararı olmayan tartışmalarla meşgulken diğer taraftan Alevi karşıtı cephe Alevileri yönelik kuşatmayı gittikçe daraltıyor.

Durumumuz bir dönemin Avrupa'sında yaşanan çözülmelere benziyor. Avrupa o dönemler günden güne güç kaybederken bazılar bu güç kaybını görmeyip meleklerin cinsiyetinin erkek mi kadın mı olduğunu tartışıyordu. Onlar böyle gereksiz ve sonuçsuz tartışmalar yürütürken diğer yandan altlarındaki zeminin gittikçe kaydığının farkına ancak zemin tam anlamıyla kaydıktan sonra varabildiler.

Bizlerde saçma sapan ve hatta yer yer gerçekliğimiz ile hiç uyuşmayan şeyleri ciddi ciddi tartışırken ve bu tartışmalarda gereken olgunluk yerine gittikçe zıtlaşırken bizlere yönelik kuşatma daralmaya devam ediyor.

Bu tartışmaları çıkaranlarda ne yazık ki karşıtlarımızdan çok, içimizdeki aydınlarımızdır. Elbette aydın, söyleyecek sözü varsa söylemelidir. Elbette aydın, dogmalara, statik ve durağan düşüncelere karşı fikirlerini aykırıda olsa dile getirecektir. Bunlara söyleyecek sözümüz yok.

Fakat bizlerdeki aydın tavrı, bakış açışı öyle aykırı ve farklı fikirler dile getirmek seklinde değildir.

Bazı aydınlar, yeniden nefes alan ve bir araya gelip örgütlenen toplumumuzu bir adım öne götürüp geliştirmek yerine adeta toplumumuza köstek olup var olan bilinçlenmeyi baltalayacak çalışmalar yapmaktadırlar.

Bu çalışmaları bazıları art niyetli bir şekilde yapmaktadırlar. Bazıları da iyi niyetli olmakla beraber dünyayı algılamada yetersizlikler yaşıyorlar veya eskinin kalıplaşmış ideolojik yargılarıyla hareket ediyorlar. Sonuçta yapılanlar toplumumuza olumsuzluk olarak yansımaktadır.

Normal şartlarda sağlam bir dayanak olduğu zaman, belli bir altyapı, bilinç, eğitim olduğu zaman ne kadar zıt ve eleştirisel olursa olsun söylenen her söz ve yazılan her kelime düşünsel bir katkı olarak anlaşılıp saygı görebilir. Ancak durmaksızın sistemli bir şekilde baskı ve asimilasyon yaşayan, varlığını çok güç şartlar altında sürdüren bir toplumsal gerçeklikte söylenen her olumsuz söz, yapılan her olumsuz davranış toplumun bir adım daha çözülüp asimle olmasına katkı yapar. Alevi karşıtlarından gelen her olumsuz söz ve davranış anında tepki görür ve gereken cevap verilir. Cevap verilmezse bile o amansız karşıtlık bilindiği için hiçleştirilir cevap verme gereği bile duyulmaz. Ancak kendi içimizden bize karşı geliştirilen her olumsuzluk bizleri savunmasız bırakmakta ve bizleri bir adım daha asimilasyona götürmektedir. Bazı aydınlarımızın anlamadığı veya anlamak istemediği nokta burası.

Elbette toplumsal manada aksaklıklar varsa aydınlar sözlerini söyleyecekler. Ancak aydınlarımız daha çok inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin gün yüzüne çıkmamış nice taraflarını aydınlatıp ortaya koyacaklarına ve böylelikle toplumumuza manevi olarak katkı yapıp güçlendireceklerine, asırlardır karşıtlarımızın bizler hakkında uydurdukları iftiralarla, yalanlarla bizlerin bazı değerlerini yargılamaktadırlar. Aynı karşıtlarımızın kullandığı dili kullanarak bizlerin doğrularından ve değerlerinden şüphe eder hale gelmemizi sağlamaktadırlar.

Bu aydın tavrı olamaz.

Aydın bütünlüklü bir yaklaşım göstermelidir. Alevi toplumuna, Alevi inanç gerçekliğine veya bir bütün halinde inançlara, bu inançların-dinlerin hangi sosyal şartlarda gelişmiş olduklarına, insanın ve toplumun hangi yaşamsal ihtiyaçlarına cevap vermiş olduklarına bakarak düşüncelerini aktarmalıdır. Öyle hayatta karşılığı olmayan veya temelde yanlış olan argümanlarla Alevi inanç gerçekliğine yaklaşıldığında sonuçlar pek olması gerektiği gibi olmayacaktır.

Alevi inançlı, Alevi inanç kökenli aydınlardan beklentimiz ve onlara önerilerimiz şunlardır: öncelikle “öyle siz kim oluyorsunuz da bizleri eleştiriyor ve önerilerde bulunuyorsunuz? Bizler aydınız ve aydın olarak da istediğimiz gibi yazma ve konuşma hakkına sahibiz. Sizlerin haddine değil bizlere öneri getirmek, yol göstermek” gibi ukalaca yaklaşımlara gerek yoktur. Gerçekliğimiz, şartlarımız, tarihsel gelişmemiz ortadadır. Bunlara bakarak elbette size öneri getirebilir ve sizlere yol gösterebiliriz.

Sizlerden beklentimiz inancımız ile ilgili çalışmalar yapmanız, inancımızın geri planda kalmış veya hiç ortaya çıkmamış değer ve doğrularını insanlığa sunmanızdır.

Alevi toplumu tarih boyunca bir çok önder kişilik yetiştirmiştir. Bunların en bilinenlerinin bile daha bilinmeyen nice nice yönleri vardır. Bu tarihsel kişilerin hayatları, eserleri, düşünce dünyalarını ortaya çıkarmanızdır.

Bir inanç toplumu olarak varlığımızın daim olması için hangi yol ve yöntemleri kullanmamız noktasında insanlığın yaşadığı tecrübeleri bizlere aktarmanızdır.

Asimilasyoncu karşıtlarımızın maskelerini indirmeniz, onların çarpık ve geri anlayışını teşhir etmenizdir.

Her şart ve ortamda aydın olmanın gereği olarak inancımıza ve toplumumuza dair doğrularımızı yüksek sesle dile getirmenizdir.

Arapça ve Farsça konuşarak, hadis ve ayetlerden referans vererek adeta bilgiçlik taslayan ancak özde çürük olanların çürümüşlüklerini yüzlerine vurmanızdır.

Kısacası sizlerden beklentilerimiz toplumumuza ve toplumuzun şahsında insanlığa yararlı olacak çalışmalar yapmanızdır.

Remzi Kaptan   remzi.kaptan@yahoo.com

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!