atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Nikah, Evlilik, Aile

 

Remzi KAPTAN   remzi.kaptan@yahoo.com

 

Evlilik ve ailenin önemi.

Doğru anlamda bir evlilik ve beraberinde bir aile, bireysel mutluluk ve toplumsal gelişimin devamı açısından en önemli unsurdur. Bazı kimseler “modern hayatın” ulaştığı zirve bakımından ve taşıdığı ahlâki değerler bakımından evliliğin gereksiz olduğu, demode olduğu görüşündeler. Bize göre aksi durum geçerlidir.

Evlilik ve aile kutsal değerlerdir.

Kendi yetmezliklerini, eksiklerini, yanlışlarını aile kurumuna bağlamak yanlıştır. Şüphesiz burada yanlış hesaplar sonucu oluşmuş evlilikleri, aileleri belirtmiyoruz. Belirtmeye çalıştığımız; iki özgür iradeli insanın karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan evlilikleridir. Hiçbir etki altında olmadan, tamamen hür duygu ve düşünce ile gerçekleşen evliliklerdir.

İnsan doğası itibariyle yalnızdır, yarımdır. Çoğalması, tamamlanması gerekir. En mahrem, en içsel, en gizli, başka kimselerle paylaşamayacağı duygu ve düşüncelerini eşi ile paylaşır. Eşi insanın diğer yarısıdır. Düştüğünde kaldıran, yorulduğunda güç veren, ağladığında yanı başında olan, sevindiğinde kucaklayan...dır.

Mutlu aile mutlu toplumdur. Bizlerin kıstası budur. Mutlu aile; duygu ve düşüncede hür, iradeli, inançlı, sorumlulukların bilincinde, sadakatli, fedakâr insanlardan oluşur. Özgürlüğü sorumsuzluk olarak algılayan, fedakârlığı enayilik olarak algılayan, evliliği feodal ilişkilere göre şekillendirmek isteyen kişilerin kurduğu ailelerin mutlu aile ile alâkası yoktur. Böyle anlayışlar toplumsal çöküntülerin belirtileridir.

İnsan sadece duygusal hareket ederek evlilik yapmamalıdır. Duygu olmakla beraber evliliklerde asıl belirleyici olması gereken mantıktır. Bütün ömrünüzü beraberce, genel deyimle aynı yastıkta geçireceğiniz insanın doğru kişi olup olmadığını daha çok mantıkla değerlendirerek özümsemeli, benimsemelisiniz. Ortak ilgileri, ortak değerleri, ortak inançları göz önünde bulundurmalısınız. Evlilik, insan hayatının doğumdan sonraki en önemli kavşaklarındandır. Bir değil, bin defa düşünülmeli. Duygular bin defa tartılmalı.

Evlilik fedakârlık demektir. Tek taraflı fedakârlık değil elbette. Kesin bir sadakat, bağlılık, güven, sevgi ve saygı olmalı. Asla ihanet, yalan, sahtekârlık olmamalı. İnsan her zaman hata yapabilir. Önemli olan husus, hata yapıldığında samimi bir şekilde bunu telafi etmeye çalışmaktır.

Evliliğin, mutlu aile kurmanın yaşı yoktur. Yine de en ideali 20-30 yaş arasıdır.

Sonuç itibariyle söylemek istediklerimizi özetlersek; evlilik ve sonrasında kurulan aile çok önemlidir. İnsan hangi çağda yaşarsa yaşasın, modern, post modern hatta daha modernini de yaşasa hayatın, tamamlanmak durumundadır. Modern hayatın zorluklarını yenebilmek, güzelliklerini anlamlı yaşayabilmek için evliliğe ihtiyacı vardır. Yine dar feodal ilişkileri, gerici gelenekleri, tabansız sosyal yapıyı aşmak, yenmek istiyorsak evliliğe ihtiyacı vardır. Ama bu evlilik özgür duygu ve düşünce ile ancak gerçekleşebilir.

 

Alevi inanç nikahı/dede nikahı nasıl kıyılır?

 

Evliliğe, dolayısıyla mutlu aileye giden ilk önemli sözleşme nikahtır. Nikah, salt devletlerin yasalar yoluyla bağlayıcı hale getirdiği nikah değildir. Bununla beraber daha çok içsel olan inançsal nikahta vardır. Modern devlet aygıtları insan hayatında olmadığı vakitler bu inançsal nikahlar vardı.

Günümüzde daha çok sembolikte olsa bu inançsal/dini nikahlar hemen hemen her toplumda varlığını sürdürüyor. Bir inanç toplumu olarak Alevilerde de inanç nikahı (genel manada dedelerin nikahı kıymasından dolayı dede nikahı olarak biliniyor) vardır. Var olması bizce güzel bir gelenektir. Çünkü evlenen kişiler böylece bu antlaşmaya toplum ve yaratıcı huzurunda bağlı kalacaklarına dair ikrar veriyorlar. Bu verilen ikrarlar kişileri yanlış yapmaktan alıkoyan faktörlerden biri olarak kabul ediliyor ve yukarıdaki paragraflarda ortaya koymaya çalıştığımız güzel, mutlu, huzurlu ailelerin oluşmasına katkı sunuyor.

Bu ve benzer daha başka olumlu özelliklerden dolayı, resmi devlet nikahının yani sıra Alevi inanç nikahınında kıyılması, Alevi inançlı kişilerin uymakla yükümlü oldukları geleneklerden birisidir.

Alevi inanç nikahı/dede nikahı nasıl kıyılır?

Evlenmeye karar veren kişiler, bu iki kişinin aileleri, dostları hep birlikte nikah kıyılacak cemevinde toplanırlar. Eğer cemevi yoksa en yakındaki Alevi inancını yaşatan ve yaşatmayı esas alan bir kurumda bir araya gelinmelidir. Eğer herhangi bir sebepten dolayı bu mümkün değilse, o vakit evlenecek kişilerin uygun göreceği bir evde nikah kıyılır.

Nikahı Alevi inanç önderleri olan dedeler kıyar. Çok az olmakla beraber nikahı analarda kıyıyor. Genel olarak Alevi inanç önderleri olan dedelerin nikahı kıyması en makbul olanıdır. Ancak dedelerle beraber analarda, yine bu yolu edep erkan ile sürdüren ve bu konuda yetki, icazet sahibi taliplerde nikahı kıyabilirler.

Nikah kıyılmadan önce dede yukarıda izah etmeye çalıştığımız gibi evlenecek kişilere aile, evlilik hakkında bilgiler, öğütler, nasihatler verir. Bu bilgiler verildikten sonra dede nikaha başlar. Dedeye göre gelin sağ tarafta, damat da sol tarafta edep erkan üzere otururlar.
Dede: “dini nikah akdinizi yerine getirmek üzere burada bulunuyorsunuz. İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta birbirinizi sayacağınıza, ölüm sizi ayırana dek iyi geçinip hiç ayrılmayacağınıza, sizlerden doğan çocuklarınıza iyi bir anne ve baba olacağınıza söz verip aht edeceksiniz.

Anne ve babalarınızda  dahil olmak üzere hiç bir kimsenin etkisi altında kalmadan özgür iradenizle karar vereceksiniz.”

Dede önce geline sorar:

“Şimdi kızım sana soruyorum; Allah’ın emri, Peygamber’in kavli, İmam Cafer-i Sadık Hazretlerinin içtihadı üzerine hazır bulunan cemaatin şahadetiyle  senin eşin olmak isteyen (örnek olarak Talip oğlu Ali) eş olarak kabul edip aht ediyor musun?
Ömür boyu birlikte yaşayacağınıza, birbirinizi seveceğinize, hastalıkta ve sağlıkta, iyi ve kötü günlerde birbirinize destek olacağınıza söz verip, ikrar ediyor musunuz?”



Dede aynı soruyu damada sorar.  “Allah’ın emri, Peygamber’in kavli, İmam Cafer-i Sadık Hazretlerinin içtihadı üzerine hazır bulunan cemaatin şahadetiyle  senin eşin olmak isteyen (örnek olarak Mehmet kızı Fatma) eş olarak kabul edip aht ediyor musun?
Ömür boyu birlikte yaşayacağınıza, birbirinizi seveceğinize, hastalıkta ve sağlıkta, iyi ve kötü günlerde birbirinize destek olacağınıza söz verip, ikrar ediyor musunuz?”

Üç kere aynı soru sorulur ve yanıtlar aldıktan sonra, anne ve babaya sorar.

“Ana ve babalar sizlerde razı mısınız? Bu evliliği onaylıyor musunuz?” Anne ve baba: “Razıyız ve de onaylıyoruz”, dedikten sonra dede cemaate sorar: “burada hazır bulunan canlar,  bu evliliğe şahadet eder misiniz?”

Ana, baba ve tanıklar onayladıktan sonra dede; “Allah Muhammed Ali bu nikahı mübarek ve hayırlı eylesin, sizleri birbirinize eş olarak nikahladım, her iki aileye de hayırlı, uğurlu olsun.”
Dede, evlenecek kişileri el ele tutuşturarak dara kaldırır ve duasını verir.

Bism-i Şah Allah, Allah!..
İlahi Yarabbi! Kıydığımız bu nikahı ve bu birlikteliği mübarek eyle.
Eşlerin ömürlerini uzun, sağlıklı ve mutlu eyle.
Dildeki dileklerine, gönüldeki muratlarına vasıl eyle.
Yuvalarını mutlu, nimetlerini bereketli eyle.
Ailelerine, toplumumuza ve cümle insanlığa hayırlı evlâtlar nasip eyleye.
Aralarınızda ki sevgiyi ve saygıyı sonsuza dek daim eyle.
Ağızlarınız tatlı, günleriniz mutlu, ömrünüz uzun ve kutlu ola.
Soyunuz ve nesliniz de yeryüzünde daim ola.
Nikahlarınız kadim, muratlarınız da hasıl ola.
Verdiğiniz ikrardan dönmeyesiniz.
Pir divanında utanmayasınız.
Birbirinizden usanmayasınız.
Yüce Allah gelecek kazalardan, belâlardan emin eyleye.
Gelinle-damadı ve buradaki canlarımızı da her iki cihanda aziz eyleye.
Bu nikah iki evladımıza ve ailelerine de hayırlı ve uğurlu ola.
Ömür boyu mutlu ve huzurlu olmalarını nasip eyleye.
Hz. Muhammed Mustafa ve Hatice-i Kibriya
Ve Hz. İmam Ali ile Hz. Fatma’nın nikahlarının yüzü suyu hürmetine sizlerinde nikahı kutlu, mutlu ve hayırlı ola.
Ehlibeytin katarından ve didarından mahrum eylemeye.
Duası bizden, kabulü de Allah’tan ola.
Gerçeğe Hü!

Nikah kıyıldıktan sonra hazırlanmış olan şerbet veya şerbet niyetine başka tatlı içecekler, yiyecekler meydana getirilir. Dede, evlenecek çocuklara şerbet ikram eder.
Hz. Peygamber efendimiz, kızı Hz. Fatıma’yı Hz. Ali ile evlendirdiği zaman baldan şerbet yaptırıp, Hz. Ali ile Hz. Fatıma’ya sunarak “Yaşamınız bu şerbet gibi tatlı ve mutlu olsun” diyerek dua eder. Çocuklarımızın da yaşamları şerbet gibi tatlı ve mutlu olması için dua edilir ve tüm cemaate şerbet ikram edilerek örf ve adetlerimiz yerine getirilir.

 

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!