atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Sünnilere Göre Hz. Ali

Remzi Kaptan

remzi.kaptan@yahoo.com 

 

Klasik Ehli-Sünnet anlayışı Hz. Ali`ye dördüncü halife olmanın dışında bir mana vermez. Hz. Ali Ehli-Sünnet için dördüncü halife olmanın dışında bir şey çağrıştırmaz. Bazi iyi niyetli ama yetersiz çabaların dışında Ehli-Sünnet daire içinde bulunan bilginler, önderler adeta Hz. Ali gerçeğini yok sayma, önemsizleştirme çabası içinde bulunmuşlardır. Bu mantık günümüz Ehli-Sünnet taraftarlarınca da sürdürülmektedir. İstisnalar bu manada da kaideyi bozmuyor. Hatta mümkün olsa Hz. Ali ve onun şahsında temsil olunan değerler bütününü tümden yok sayacaklar. Ancak buna güçleri yetmediğinden bu defada önemsizleştirme, sıradanlaştırma çabaları içine giriyorlar.

Gerçek manada Hz. Ali, dördüncü halife olmanın dışında daha önemli bir gerçekliği temsil ediyor. Kaldı ki halifelik (etiket anlamında) Hz. Ali için hiç bir zaman belirleyici olmamıştır. Hz. Ali ömrünün hiç bir safhasında mevkiye, makama, etikete önem vermemiştir. Hz. Ali`yi sıradanlaştırmaktan başka bir işlevi olmayan “dördüncü halife” etiketi Hz. Ali`ye ve temsil ettiği değerlere haksızlıktır.

Her şeyden önce Hz. Ali, bir misyonun en önemli temsilcisidir. Hz. Ali`nin güttüğü dava tarihten günümüze onun adıyla özdeşleşmiştir. Hz. Ali`nin temsil ettiği değerler, onun şahsında somutlaşan düşünceler ve eylemler değil dördüncü halifeliği, bir bütün olarak halifelik kurumunu aşar niteliktedir. Burada halifeliği küçümsediğimiz manası çıkmasın. Yaşam olanağı bulduğu çağda halifelik elbette önemli işlevi olan bir kurumdur. Ancak Hz. Ali de somutlaşmış olan davanın niteliği bakımında halifelik “hafif” kalır.

Sünni anlayış İslam tarihi ve onunla ilintili olarak insanoğlunun gelişim düzeyi manasında Hz:Ali`yi görmezden gelen bir tutum içindedir. Hz. Ali`yi, bırakalım insanlık için taşıdığı öneme, daha doğru dürüst İslam tarihi içinde bile gereken önemi vermemiştir. Halbuki İslam tarihini belirleyen en önemli şahsiyet Hz. Alidir (Ebetteki Hz. Peygamberin konumu çok farklıdır). İslam topluluklarının tarihsel süreçlerini belirleyen Hz. Alidir. Ancak bu tarihsel (ve güncel) gerçeklik kabul görmek şurada kalsın, mümkün mertebe yok sayılmak isteniliyor. Araştırdığımız yığınla Sünni kaynak ve toplumsal deneyimlerimiz, gözlemlerimiz Sünni toplumun Hz. Ali gerçeği hakkında yetersiz, yanlış, eksik, olumsuz bilgilere sahip olduğudur. Onlarca Sünni kaynak orta çağda yaşamış bir Sünni bilgin hakkında en küçük bilgiyi bile kayıt altına alırken, İslam toplumu şahsında insanlığın kaderini etkileyen Hz. Ali hakkında dördüncü halife olmanın dışında bilgiye sahip değildir. Hatta ortalama bir Sünni inançlı kişi Hz. Ali`ye “ilahlık” yükledikleri zannıyla Alevilere dolayısıyla Hz. Ali`ye karşıt bir tutum içindedir. İyi niyetli ama yetersiz çabalar bu gerçeği ne yazık ki değiştiremiyor.

Daha önceleri de değişik vesilelerle belirttiğimiz gibi Hz. Ali, sadece çağının ve günümüzün önderlik gerçeği değildir. Hz. Ali, ideal insan ve ideal toplumun önderidir. Bu anlamda insanlık var oldukça Hz. Ali de var olacaktır. Çünkü Hz. Ali de temsilini bulan değerler bütün insanlığın özlemini çektiği, hasret olduğu değerlerdir. Hz. Ali, bir bütün h alinde insani değerlerin temsilcisidir. İnsani bütün erdemler Hz. Ali`nin kişiliğinde anlam kazanmışlar, somut hale gelmişlerdir.

Hz. Ali gerçeğinin bilincinde olmak, onun şahsında temsilini bulan değerlere bağlı olmak Hz. Ali`yi ilahlaştırmak değildir. Aksine bizler her daim Hz. Ali`yi etiyle-kanıyla bir insan olarak kabul ediyoruz. Hz. Ali`nin biyolojik ve fizyolojik olarak hiç bir insandan farkı yoktur. Hz. Ali bizlere isnat edildiği gibi tanrı değil, bir insandır. İnsan olduğu içinde önemi daha da fazladır. Eğer iddia edildiği gibi Hz. Ali`yi bir ilah olarak görseydik, onun idealize ettiği insan olmaya çalışmazdık. Çünkü ilahlar insanlardan farklı üstün bir güçtür. Ama Hz. Ali herkes gibi bir insandır. Herkes gibi bir insan olduğu içinde onun şahsında temsil olunan değerlere sahip olmak mümkündür.

Eğer geçmişte ve günümüzde Hz. Ali gerçekliği yok sayılmak isteniliyorsa bu Hz. Ali`nin temsil ettiği değerlerin yok sayılması demektir. Ve yine ölüm pahasına da olsa Hz. Ali sahiplenilip savunuluyorsa bu onun temsil ettiği değerlerin sahiplenilip savunulmasıdır.

Tekrar etmekte fayda var. Hz. Ali`yi savunup sahiplenmek onu ilahlaştırmak yada insan üstü bir varlık yapmak manasına gelmiyor. Aksine, Hz. Ali`yi sahiplenip savunmamız onun insani değerleri temsilinden kaynaklanıyor. Hz. Ali sadece bir yönüyle değil, bir bütün olarak insani olanın temsilcisidir. Böyle olduğu içinde sadece bizlerin değil, bütün insanlığın önderidir.

Hz. Ali`yi bir bütün halinde kavramak gerekiyor. Yaşamını, düşüncelerini, davranışlarını, eylemlerini...kısacası Hz. Ali`yi bir bütün olarak incelediğimizde karşımıza ideal bir insan tipi çıkar. İdeal insan zaman ve mekan sorunu olmayan insandır. Hz. Ali bu ideal insanın öncüsüdür. Hz. Ali'nin her eylemi, en önemsizmiş gibi görünen bir eylemin bile çok derin manaları vardır. Düşünen, hayatın anlamına ulaşmak isteyen ve insanlığın sorunlarına çözüm arayan birisi için Hz. Ali`nin eylemleri paha biçilmez örnekleridir.

Bizler, insanlığı Hz. Ali`yi anlamaya, tanımaya, kavramaya davet ediyoruz. En başta kendisini “Sünni” olarak kabul edenlerin Hz. Ali`yi tanımaya ihtiyaçları vardır. Hz. Ali tanındıkça sevilecektir. Sevildikçe ondaki sayısız değerlerin farkına varılacaktır. Hz. Ali`ye ön yargılı bir yaklaşım, sıradanlaştırmaya yönelik çabalar anlamsızdır. Anlamsız olmanın ötesinde bireysel ve toplumsal gelişim önünde bir settir. Bu satırların yazarı Hz. Ali`yi sevenlerin olduğu muhitte dünyaya geldiği, Hz. Ali`nin adıyla anılan bir inanca mensup olduğu için yüce yaratıcıya minnettardır.                                                                                                                                                 

                        “Ali sevilmez mi...”

 

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!