atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Dua nedir? Duanın işlevi nedir? Duaların kabul olması için illa belirli bir lisanla mı yapılması gerekiyor? İnsanın ana diliyle ettiği dualar makbul değil mi, kabul olmazlar mı?

“Dua nedir?” sorusuna en iyi cevabı Hz. Peygamberin sözüyle verebiliriz. Şöyle diyor Hz. Peygamber: “Dua, ibadetin özüdür”. Bundan daha açıklayıcı ve tatminkâr bir cevap düşünülemez. Duanın anlamı, önemi ve işlevi çok büyüktür. Bazı kimseler bunu yadsıyor. Yine bazı kimseler ibadet olarak bir takım biçimsel, yüzeysel hareketleri algılıyorlar. Dolayısıyla duanın önemine ehemmiyet vermiyorlar. Hâlbuki Hz. Peygamberin veciz ifadesiyle, dua ibadetin özüdür.

Yaşamın anlamını, önemini, güzelliğini vb. bazı maddi olgularla sınırlamak çok dar bir yaklaşımdır. İnsanın bütün çelişkilerini, istemlerini, özlemlerini, beklentilerini maddiyatla gidereceğini sanması en hafif deyimle safdilliktir. İnsanın yukarıda saydığımız gayelere ulaşması için maddiyat gereklidir. Ancak salt maddiyat yeterli değildir. İnsanı maddiyatla sınırlamak yanlış ve eksik bir yaklaşımdır. İnsanı maddi-manevi bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Maneviyatı da bir takım biçimsel rituellerle sınırlamak yanlıştır. İşte duanın anlamı ve önemi burada ortaya çıkıyor. Maddenin tıkandığı, yetmediği yerde maneviyat devreye giriyor. Maneviyatın temeli, özü ise duadır. Çünkü dua da insan, yaratıcı Allah’la üryan-püryan iletişimdedir. Bu ilişki sırasında insan Allah’la “dertleşmekte” Allah’a “istemlerini, hayallerini, beklentilerini vs.” bildirmektedir. Bu işin zahiri, görünen yüzüdür. Bunun dışında insan dua ile Allah’a bağlılığını, teslimiyetini dile getirmektedir. Yine dua öncesindeki, sırasındaki ve sonrasındaki ruh hâli çok önemlidir. Bu ruh hâli, insanın içsel hesaplaşmasının dışa yansımasıdır. Bu ruhet-i halliye içinde bulunan insanın başka insanlara zarar vermesi imkânsıza yakındır.

İnsanın dua etmesi için zamanın, mekânın önemi yoktur. Kişi istediği yerde, istediği zamanda, istediği şekilde, istediği dille, istediği kelimelerle dua edebilir. Elbette toplumsal manada ortak değerlerin oluşması bakımından bir takım ortak duaların, ortak ibadet anlayışlarının, kurallarının olması gerekiyor. Bu doğrudur da. Fakat bizlerin anlatmaya gayret ettiği olayın bireysel boyutudur. Toplumsal ortak değerleri dışladığımız, yok saydığımız, önemsizleştirdiğimiz manası çıkmasın. Bizler ferdin gizli dünyasında Allah ile bütünleşmesinde duanın önemini vurgulamaya çalışıyoruz.

Dua ibadetin özüdür. Gizli-açık, ferdi-toplumsal dua edilebilinir. Duanın özel bir merasimi yoktur. İnanmak yeterlidir. Dua, bütün inançların ortak noktasıdır. Dua, insanın zayıflığını kabullenip Allah’a sığınmasıdır. Bu anlamıyla huzurdur dua. Duada zaman, mekân, şekil sorunu olmadığından, yaratıcıyla sürekli iletişim demektir.

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu durum insanın aciz bir varlık olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bu manada insanoğlunun duaya her zaman ihtiyacı vardır. Bazıları modern hayatın, teknolojinin, bilimsel gelişmelerin, duaya olan ihtiyacı dolduracağını sanıyorlar. Bu bir yanılgıdır. İnsanoğlunun özlemleri, ihtirasları, hayalleri, çözemedikleri... olduğu müddetçe duaya ihtiyacı vardır.

Bütün bunlardan yola çıkarak sözlerimizi bir dua/gülbank ile sonlandıralım.

Bismillah, Bismisah.

Allah Allah, Allah Allah.

Vakitler hayır ola, hayırlar feth ola şerler defola, hizmetleriniz kabul ola.

Hazır gaip, zahir, batın cem erenlerinin nuru cemalları aşk ola.

Yüce Allah cümlemizi Ehlibeyt’e nail eyleye.

Hizmet sahiplerinin hüsnü himmetleri üzerimize hazır ve nazır ola.

Dilde dilekleriniz kabul, gönülde muratlarınız hasıl ola.

Allah, namerde muhtaç eylemeye.

Dertlerimize derman, hastalarımıza şifa, borçlarımıza eda nasip eyleye.

Gökten hayırlı rahmet, yerden hayırlı bereket ihsan eyleye.

On sekiz bin alemle mümin, Müslim cümle kardeşlerimizi Muhammed- Ali gülbangından mahrum eylemeye.

Muhammed-Ali soyunun yardımı üzerimizden eksik olmaya.

Hakk Muhammed Ali, Üçler, Beşler, Yediler, On İki İmamlar, On Dört Masumu Pak, On Yedi Kemerbest, Kırklar, Kerbela Şehitleri, Cümle Erenler katarlarından, didarlarından ayırmaya.

Pirimiz, üstadımız Hünkar Hacı Bektaş Veli yardımcımız ve koruyucumuz ola, üzerimize hazır ve nazır ola !

Duası bizden, kabulü Allah'tan ola.

Gerçekler demine, evliya keremine, gönüller birliğiyle Hû diyelim.

 

Remzi Kaptan

 remzi.kaptan@yahoo.com

 

 

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!