atag logo1

Alevi Toplumu-Alevitische Gemeinde

ATAG e. V.

Tauben Str. 20,  70199 Stuttgart

email: alevitentum@yahoo.de   tel: 0173 780 56 17

Home

Aleviten Alevitentum

Kontakt

Hz. Ali/Ehlibeyt

Sorularla Alevilik

Bücher/Kitaplar

cem

Gülbanklar

Kerbela ve Muharrem Orucu

Remzi Kaptan

Spende-Bagis

Alevilerde Hizmet Anlayışı

İnancımız olan Alevilikte insana, doğaya ve cümle varlığa hizmet etmek ibadet ile eşdeğerdedir.

Toplu halde yapmakla yükümlü olduğumuz cem ibadetimiz yine hizmet esaslı bir ibadettir.

Doğaya, insana, topluma hizmet etmek Hakka hizmet etmektir. Hizmet etmekle insan kemaleti ve irfaniyeti yakalar. Hedeflenende budur; kamil ve olgun bir insan olabilmek.

İnancımızda öz olarak böylesi merkezi konumda olan hizmeti günümüz toplumsal gerçekliğimizde ne kadar kabul ediyor ve uyguluyoruz?

Bırakalım benliğimizi aşıp cümle insanlığa hizmet etmeyi, daha doğru dürüst bir derneğimizde, cemevimizde bile asgari düzeyde hizmet etmiyor, gereken katkıyı sunmuyoruz.

O halde hizmet kavramını, içeriğini biraz daha açıklamamız gerekiyor ve neden Alevilere, Alevilerin şahsında bütün insanlığa hizmet etmeliyiz sorusuna anlaşılır bir cevap bulmamız gerekiyor.

Hizmet etmek ile kişi egosundan, benliğinden arınıyor. Benliğini törpüleyip  -denetim altına alıp- gerçek özünü ortaya çıkartıyor.

Her şeye ve herkese karşı sevgiyi esas alıyor. Ona çok kaba şekilde davrananlara karşı  bile şefkat ve merhamet ile dolu oluyor.

Yine toplumsal anlamda varlığını tehdit eden softalara karşı hizmet ile önlem alınıyor ve o softalarında sevgiyi esas almaları, yobazlıktan ve yozluktan arınmaları için çalışma yapılmış olunuyor.

Hizmet etmek; hiç bir karşılık beklemeden ve hiç bir çıkar gütmeden, sırf kemalet yolunda yürümek ve HakkIn rızasını kazanmak, ona nail olmak için hizmet etmek insanoğlunun en soylu düşüncesi ve eylemidir, bana göre.

Her şeyin çıkar eksenli bir çerçevede yürütüldüğü ve yaşanıldığı bu zamanlarda –ve muhtemelen gelecek zamanlarda da- hizmet eksenli bir yaşamın sahibi olmak soyluca bir davranıştır.

sıradanlığı aşıp soylulardan olmak en doğru ve insana yakışan bir yaklaşım değil midir?

Öyledir. Çünkü insanoğlu yaratılmışların en şereflisidir, Eşref-i Mahluktur.

Hiç bir karşılık beklemeden, sırf Yaradanın rızasını kazanmak adına insanlara maddi ve manevi olarak dayanışma ve paylaşımda bulunmak, destek olmak, yardımlarına koşmak en insanca davranıştır.

Hiç bir din, dil, renk ve cinsiyet ayrımı yapmadan, nerede yardıma ihtiyacı olan varsa orada olmak; insanlık bilincinin en zirve noktasıdır.

Elbette yerelden evrensele hizmet edeceğiz. Yani kendi toplumumuzu esas alıp, toplumumuzun şahsında diğer toplumlara da hizmet edeceğiz.

Hakkın rızası dışında bir karşılık beklemeden insana ve insanlığa hizmet etmek ahmaklık, aptallık ve işini bilmiyor olmak değildir.

Yine üçkağıtçılığın marifet olmadığı, sahtekarlığın yetenek olmadığı ve hilebazlığın zekilik olmadığı gibi.

Hizmet etmeyi böyle değerlendirenler, yani ahmaklık ve aptallık olarak, işini bilmiyor olarak değerlendirenler, yaşamı sadece maddi olgularla ele alıyor ve bu dar çerçevede yaşamlarını yaşıyorlar.

Buda bir tercih elbette, fakat bizlerin tercihi hizmetten yanadır, yana olmalıdır. Çünkü insan özüne en yakışan budur.

Hizmet ederek benliklerini aşıp denetim altına alan, cümle yaşam ve varoluş hakikatlerine hakim olan ve böylece insan-ı kamillerden olan sayısız yol sürenimiz vardır.

Onların yolundan gitmek, onların şanlı miraslarına bir halka eklemek, onların hissiyatlarıyla yaşamı yaşamak ve tıpkı onlar gibi soylulaşmayı hedeflemek bizler için, tüm insanlar için en doğru olan yoldur.

Bütün insanlığın böyle bir anlayış ile yaşadığını bir an düşünelim, hayal edelim. O vakit dünyada savaş, açlık, yıkım, yenilgi, başarısızlık, mutsuzluk olabilir mi?

Elbette ki olamaz.

İnsanların bir birlerinin haklarına riayet ettikleri, Hakkı gözeterek hakkaniyetli bir yaşamı yaşadıklarını hayal ettiğimizde aklımıza insanların ve cümle varlığın ahenk içerisinde, barış içerisinde yaşadığı gelecektir.

Bu neden imkansız olsun ki?

Hiç tanımadığımız ve bilmediğimiz insanların bizlerle dayanışmada bulunduğu, ekmeğini ve dostluğunu paylaştığı bir dünya neden mümkün olmasın ki?

En azından bizler bunu kendimizden başlatarak bu dünyanın oluşmasına katkımızı sunabiliriz.

Hiç başkalarını eleştirmeden, onların yapıp yapmadıklarını sorgulamadan böyle bir düşüncenin ve davranışın sahibi neden olmayalım ki?

İlk işimiz en yakınımızda olan bir Alevi kurumunda görev alarak bu soylu hayata ilk adımımızı atalım.

Remzi Kaptan

 


Statistiken

 

Anrede:
Ihr Vorname:
Ihr Name:
Telefon-Nummer:
eMail:
Grund Ihrer Nachricht: Ich habe eine Frage
Ich habe einen Vorschlag für Ihre Seiten
Ich habe eine Kritik anzubringen
Text:

 

Kopieren nur mit Quellenangabe/Kaynak gösterilmeden kullanilamaz!